Tess ablanın bir kitabını daha bitirdim.Yalnız bu kitap beni tatmin etmedi.Tess değil de Nora Roberts kitabı okuyormuş gibi hissettim kendimi.(Yanlış anlaşılmasın Noray'ıda çok severim ben.Tarz itibari ile demek istedim burada)Normalde alışık olduğumuz Tess abla Tıbbi gerilim yazar ama son zamanlarda bu alandan uzaklaşıyor ve bence kalitesi düşüyor.Son zamanlarda fark ettiğim kadarıyla Tess ablamız epey  kitap yazdı ama kalite düşüyor.Yani daha az yazsa da daha kaliteli yani eski Tess abla romanları gibi romanlar yazsa daha iştahlı okuyacağım.Rizzoli&İsles serilerinden sonra Tess abla düşüşe geçti benim gözümde.Bu romanda hakeza öyle.Nora Roberts tarzı olmuş.Yani Polisiyenin içine aşkı karıştırmış.Tabi bu anlamda Roberts kadar başarılı olamamış.Çünkü Polisiyenin içinde aşk konusu geçecekse Nora Roberts'in üzerine tanımam:) Eski Tess ablayı özledim ben.Hani o otopsili,kanlı,tıbbi yani daha çok geren kitaplarını özledim.Umarım Tess eski kimliğine bürünür:) Romanın konusuna gelecek olursak:


Jordan kitabımızın başkarakteri Clea Rice ile birlikte.Bunların yolu Declancey'lerin evinde kesişir.Jordan oradan Veronica için mektup çalacaktır.Clea ise meşhur Kaşmirin Gözünü.O gece ne hikmetse aynı zamanda girerler eve.Tabi lades olurlar:)Jordan Clea'nın peşini bırakmaz.Clea nın amacı Kaşmirin gözünü o evden çalmaktır.Çünkü Clea'nın hayatı buna bağlıdır.Jordan yakışıklı ve güçlü bir karakterdir.Clea da son derece alımlı bir bayandır.Declancey ise zengin ihtiyarın biridir.Gününü kadınlarla geçirir.Evde koleksiyon yapar ve o koleksiyondaki Kaşmirin gözü Clea için çok önemlidir.İşin içerisine Polisler ve mafya da dahil olunca işler iyice karışır.

Sıradan bir polisiye diyebilirim bu romana.Ama Tess abla iyi yazıyor.Yukarıda da belirttim kalite düşüyor bir yandan da.Okuyup okumamak size kalmış.Yani çok da tavsiyem değildir:)Bir Tess Romanı için bu denli bir şey yazmak istemezdim.Yani tavsiye etmek isterdim genelde:)