Mürvet Sarıyıldız-İki Cami Arasında Aşk(Duygusal-Romantik-Aşk)


Mimar Sinan'ın,Mihrimah'a karşı duyduğu destansı aşkın hikayesi.Severek okudum bu kitabı.Gayet akıcıydı.Kitap da bana göre büyük bir hata vardı.O da bazı Osmanlıca mısraların Türkçe'ye çevrilmemiş olması.Bazı şairlerin aşk mısralarını anlayamadım.Ben şahsen Osmanlıca bilmiyorum.Dolayısıyla bu mısraları anlayamadım.Yazar keşke bunu anlayabilseydi..

Mimar Sinan'ı hepimiz biliriz.Yaptığı kusursuz hanları,hamamları,camileri...Meğersem bu yapıtların çoğunu umutsuz aşkı Mihrimah için yapmış.Mihr ve Mah,güneş ve ay.Öylesine iki cami yapıyor ki caminin birinde güneş batarken ötekinin üzerinde ay doğuyor.Böylesine zeki bir adam Mimar Sinan.İçerisinde yaşadığı bu büyük aşkı taşlara yansıtır ve böylesine güzel eserler verir.Ancak Mihrimah hiçbir zaman anlamaz bu büyük aşkı.Ta ki o güzel camiyi görene kadar.İşte bu destansı aşkın öyküsü bu güzel roman..

Yalnız şunu belirtmeden geçemeyeceğim.50 yaşlarında üstelik evli olan Mimar Sinan'ın 16 yaşındaki Mihrimah'a aşık olur ve her şeyi unutur.Karısını ihmal eder.Karısı günden güne erir,biter.Tamam gönle söz geçmez ama evli barklı bir adamın böylesine bir sevdaya tutulup her şeyi boş vermesini yakıştıramadım.Olmadı ve Sinan Usta...

Bir de Hürrem belası var payitahtta.Bütün otoriteyi ele almak için her yolu denemektedir bu hain kadın.Mahi Devran ile yaptığı mücadele,şehzade Mustafa'nın hayatına mal olacak planları bu eser ustalıkla yansıtılmıştır.

Tavsiye edilir.Eksikleri ve hatalarına rağmen okunası bir eser.

''Bu acıyla yaşamak benim kaderimse,bu acıyı taşlardan başkası anlayamaz.Taşlar ki aşkın en sadık dostları olacak bundan sonra.Ey Mihrimah,adı dilime yasaklı olan sevgili,gülüşü gözlerime haram olan sevgili,seni her anmam da nasıl kanıyorsa bu dilim,nasıl eriyorsa aşkının altında  tenim,ruhun nasıl sızlıyorsa her daim,aşkımın tercümanı olacak ellerimde şekil bulan taşlar''



KİTABIN TANITIMINDAN:


18 Yaşında kendi arzusu ile devşirilip payitahta getirilen Sinan, Karaboğdan Seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan'a aşık olur. Bu aşk, Sinan'a önce Prut Nehrini on üç günde geçilecek köprüyü yaptırır.

Payitahta dönüşte Mihrimah Sultan'ın evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paşa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kızı Mihrimah'ı Rüstem Paşa ile evlendirir. 

Elli yaşında ve evli olan Sinan, bu evlilik üzerine kendini sanatına verir. Sarayın baş mimarı olur. Aşkını payitahtta yaptığı hanlar, hamamlar ve camilere yansıtır. Özellikle de aşkını Edirnekapı ve Üsküdar'da yaptığı iki cami arasına gizler. 

Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan'ın ve büyük aşkı Mihrimah Sultan'ı anlatan sürükleyici bir roman.


Yorum Gönder

26 Yorumlar

  1. hımm okuyacaklarım arasındaydı daha bir merak ettim yorumunu okuyunca, teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim.Beğeneceğini ümit ediyorum.

      Sil
  2. Ben de okudum, sayfa düzenine daha doğrusu arkalarının boş bırakılmış olmalarına kızdım,daha kalın göstermek için kağıt israfı gibi geldi bana:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum.Bana da biraz israf gibi geldi bu olay:)

      Sil
  3. Vallahi o koca Mimar Sinan şimdi ben ne diyim. Gerçekmiymiş acaba.. Yani nasıl olur 50 yaşında adam 16 yaşındaki kıza aşık olur.. Hiç olmamış ya...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gerçek,kızı yaşındaki kişiye aşık oluyor.

      Sil
  4. ay çok üzüldüm şimdi bu ne sevgi.
    harika paylaşım.

    YanıtlaSil
  5. Mihrimah Sultan'ı Mimar Sinan'a vermemişler ki. Ama aşık olduğu doğru.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet vermemişler.Hürrem'in siyasi iktidar kavgaları ve çıkarları yüzünden Rüstem Paşa ya verdiler kızı;istemediği halde.

      Sil
  6. kitapçılarda görüyodum.
    ama konu iyiymiş.
    :)

    YanıtlaSil
  7. konusu harika merakla almak istediğim kitaplardan :)

    YanıtlaSil
  8. hiç beğenmediğim , ne konu, ne anlatım ne yazım olarak sevmediğim nadir kitaplardandır, sanki başka bir üslup ve düzenle bambaşka anlatılabilirdi gibi geldi bana , popüler kültüre kurban ettik gibi geldi koca sinanı...

    YanıtlaSil
  9. benim de okuduğum güzel bir kitap.

    YanıtlaSil
  10. Merhaba bu kitabı eleştirenler çok olmadı ama yazarın İslam Felsefesi üzerine yazdığı ilk romana nedense ne övgü ne de yergi geldi. Sanırım halkımız yergiyi seviyor.

    YanıtlaSil
  11. Aslında tam olarak yergiyi seviyoruz diyemeyeceğim.Sonuçta bu göreceli bir kavram.Genellemek ne kadar doğru olur takdir edersiniz.Görüşünüze saygı duyuyorum.

    YanıtlaSil
  12. Kitap Cumhuriyeti bence de eleştiriyi seven bir toplumuz yazarı Mimar Sinan'dan dolayı eleştiriyoruz ama Türk Edebiyatına konu olarak ilk defa el aldığı Antik Kentte Aşk için tebrik bile etmiyoruz. Demek ki yergiyi seven ama övgüye yanaşmayan bir toplumuz

    YanıtlaSil
  13. Bence çooook güzel bir kitap fakat sonu kötü bitiyor bence . Mihrimah ın önce annesi Hürrem sonra kocası Rüstem Paşa ve son olarak babası Kanuni Sultan Süleyman ölüyor . Sonra Sinan ın onun için yaptıklarını görüyor ağlıyor ağlıyor en sonunda kendisi ölüyor çok üzücüüüüüü

    YanıtlaSil
  14. @Adsız
    Sonu için haklısınız.Yorum için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  15. roman gayet güzel fakat birçok yanlışlıklar var biraz dizinin etkisinde malesefff

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diziyi bilmem ama kitapdaki kağıt masrafları beni üzmüştü.

      Sil

Değerli Yorumlarınız İçin Çok Teşekkürler..