Biyografik,otobiyografik ve tarihi romanları ile tanıdığım Ayşe Kulin bu romanı ile bana göre tamamen kulvarı dışına çıkmış.Gerek konusu,gerekse romanın akışı beni şaşırttı açıkcası.

Hayatımda ikinci kez seri bir romanın ikinci kitabından başladım ve ne hikmetse yine Ayşe Kulin romanına denk geldi bu:) Ne tesadüf ama değilmi:)Daha önce Kulin'in Umut kitabını Veda kitabından sonra okumam gerekirken ben direk Umut'la başlamıştım:) Arada boşluklar olmuştu o zaman seri olduğu için ama bu sefer pek boşluk olmadı.Seri olmasına rağmen Bora'nın Kitabını okuyunca boşluk kalmıyor pek.Kendi başına bir roman imajı veriyor konusu itibari ile.Bu serinin ilk kitabı ise Gizli Anıların Yolcusuymuş.Daha sonra Bora'nın Kitabı ve Dönüş geliyormuş.

Ayşe Kulin'den pek alışık olmadığım tarzda bir roman olmuş.Roman hızlı bir şekilde bitiyor.Konusu itibari ile ülkemiz gerçeklerini göz önüne sererken iki erkek arasındaki aşkın da bir nevi imkansız olduğu vurgulanıyor ülkemiz şartlarında.Hatta romanın bir kısmında keşke başka bir ülkede yaşasaydık da ilişkimizi saklamak zorunda kalmasaydık gibi bir ibare kullanılmış.Yalnız bu ilişki iki erkek arasında olunca sıkıntılı bir hal alıyor doğal olarak.

Bora adındaki karakterin çocukluğu ile başlıyor roman.Yakın arkadaşı Recep ile geçirdiği maceralara tanık olurken bir yandan da ailesindeki zorlu şartlara tanık oluyoruz.Babası Bora'yı ve kız kardeşi Cemile'yi sürekli dövmektedir ve Cemile kız olduğu için babasının gözünde değersizdir.Günümüzde de hala var bu tarz  ahlaksız düşünceler malesef.Recep ise Bora'nın en yakın arkadaşıdır ve babası cezaevine girince dedesi annesine sarkıntılık yapmaktadır.Hatta tecavüzcüsü olmuştur annesinin.Bir aile tramvası da Recep'in evinde yaşanmaktadır.

Recep ile Bora sıkı dostluklarını Bora askere gidene kadar sürdürürler.Daha sonra yolları ayrılır iki dostun.Tabi bu zaman zarfında çok şey yaşanır.Bu detaylardan bahsetmemek daha iyi,spoiler vermeyelim okumayanlar için:)

Romanda çarpık ilişkilerin aileleri ne kadar yıprattığına tanık oluyoruz.Çocuklukta yaşanan travmaların insanın geleceğini ne  derece etkilediğini görüyoruz ve hayatı tekrar sorgulamamıza yol açıyor bu durum aslında.

Kitabın yazarının Ayşe Kulin olduğunu düşünecek olursak ki Kulin'in elinden çıkan bir kitap olunca beklenti yüksek oluyor haliyle ama bu kitap bana sıradan geldi.Yine de romanı bir solukta okudum diyebilirim.Kitabın sonu insanda acı bir tat bırakıyor.

Ülkemizde Doğu şarlarında yaşamanın ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor roman.Yitip giden hayaller,harcanan hayatlar,hertürlü olumsuzluklara direnen iki dostun hikayesi.Duygusal anlamda başarılı bir roman diyebilirim.