Dan Brown'ın en sevdiğim eseri diyebilirim.Çok sürükleyici bir romandı.Konusundan şöyle bir bahsedecek olursak:Bir şifre çözücü makine var;çok gizli bilgiler barındıran bir makine.Bu makine Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı NSA’nın şifre çözücü süper bilgisayarı TRANSLTR'dir.Ve bu makineye sızmaya çalışan insanlar.Yalnız bu hiç de kolay olmayacaktır.Çünkü sistem çok güçlü güvenlik sistemiyle desteklenmektedir. Ancak bir gün Transltr'in bile çözmesi çok güç olan bir şifre çıkar ortaya.ABD  ve NSA dan intikam almak isteyen bir dahi bu şifreyi tasarlar.

Nsa yani Ulusal Güvenlik Teşkilatı Amerikan İstihbaratı'nın en önemli silahıdır.Bu servis dünyada ki bütün elektronik haberleşme,e mail yoluyla atılan mesajları okuyabilmektedir.Yani dünyadaki elektronik verilerin tamamından haberleri vardır.Ancak bu bilgi çok gizlidir.Bu sayede ABD kendisine düşman ülkelerin yazışmalarını ve stratejilerini yakından takip ederek,kendisine yönelik tehditleri ortadan kaldırmaktadır.Kendisine yönelik tehditlere karşı kullandığı ve gizli bilgileri barındırdığı TRANSLTR bu istihbaratın can noktasıdır.Düşman ülkeler ise Amerika'ya ait gizli bilgilere erişim sağlayamamaktadır.Çünkü Transltr üç milyon işlemciye sahip bir binaya sığacak kadar büyük müthiş bir makinadır.Şifreleri çözmekte üzerine yoktur.


Eski Nsa çalışanı bir dahi Nsa'nın bütün dünya insanlarının iletişim mahremiyetini ihlal ettiğini,Transltr varlığının sebeplerini açıklayıp bütün dünya kamuoyundan özür dilemesi gerektiğini söyler.Ve bu büyük makinanın bile çözemeyeceği bir şifre tasarlar ve makinanın şifresini kırar.Dediklerinin yapılmaması halinde ise makinan şifresini herkesle paylaşacağını belirtir.Bunu yapması demek Amerikan istihbaratının sonunun gelmesi demektir.

Bu sorunla baş etmek için Nsa, Susan Fletcher adında bir bayanı işe alır.Bu bayan çok zekidir ve Kripto üzerine çok yeteneklidir.

Cinayetler,entrikalar,İspanya'ya kadar süren müthiş bir kovalamaca.Bu kitap gerçekten sürükleyici bir kitapdı.Bir solukta okumuştum.Güçlü bir teması var.Tavsiye ederim.