Sonu ile beni şoke eden muazzam bir eser.Her ne kadar sonu böyle olmamalıydı desem de...İnanılmaz bir mücadele ve sonunda gelen başarının hikayesi:Martin Eden.

Kitap bitmesin diye yavaş yavaş okudum.Bu çok garip bir duyguydu benim için.Kitabın bitmesini hiç istemediğimden kaynaklandı sanırım.Belki size saçma gelecek ama ben de durumlar tam da böyleydi:)
Sonu ile içimde kocaman bir boşluk bıraktı Martin Eden.Benim için her zaman özel bir yeri olacaktır Martin Eden'in.

Okumanın ne  denli güçlü birşey olduğunu idrak etmemizi sağlayan bu roman ayrıca statü farkını da temel alan bireysel bir mücadelenin ürünüdür. Hayalleri uğruna hiçbir fedakarlıktan kaçmayan Martin Eden'in hayat mücadelesi insanı derinden etkiliyor.

Bazı kitaplar vardır her okunduğunda farklı hissettirir,herkes farklı bir açıdan bakar hayata,her insanda farklı duygular oluşturur. İşte böylesine güzel bir eser. Eminim ki farklı zaman dilimlerin de okuduğum zaman farklı duygular uyandıracak ben de:)

Geçimini gemilerde çalışarak sağlayan Martin Eden kaba saba,konuşma dilini çok kötü kullanan,kaslı ve güçlü yağız bir delikanlıdır tabiri caizse.Statüsel olarak alt tabakadan bir insandır.Halkın içinden gelen, hayatı sıradan bir şekilde devam ederken bir gün Ruth adında güzel mi güzel,kültürlü mü kültürlü,adeta  meleğin yeryüzüne inmiş bir temsili olan bir bayanı görünce bizim Martin'in hayatı alt üst olacaktır.Ruth'u tanımlarken biraz abartmış olabilirim:)

Ruth Edebiyat bölümünde okuyan bir bayandır.Varlıklı bir aileden gelmektedir ve bir gün Martin Eden ile karşılaşır.Martin Eden kitap okumayı seven bir gençtir ve bu konuda muhabbet ederler.Onun konuşma dilinin berbat olduğunu düşünen Ruth ona bu konuda yardımcı olmaya çalışacaktır.Martin'in öğrenme hırsı ve zekası bir anlamda Ruth'u etkileyecektir.İkilisi arasında duygusal anlamda da yakınlaşma olacaktır zamanla.

Martin Eden Ruth ile tanışdıktan sonra Dünyaya bakış açısı değişmekte,sürekli kitap okuyarak kendini geliştirmektedir.Öte yandan eğitim hayatına yeniden başlayan Martin artık hayatı sorgulamaya ve sürekli yeni bilgilerin peşinde koşmaya başladıkça kendini daha çok geliştirmektedir.O kadar çok kitap okumaya başlamıştır ki kütüphanecinin bile dikkatini çeker bu durum.Ruth ile arasındaki kültür ve bilgi uçurumunu gitgide kapatarak neredeyse eşit hale geelcektir.Ondaki bu hırs Ruth'u derinden etkilemekte ve kendisini Martin'e daha çok yaklaştırmaktadır.

Ruth'un ailesi de bir anlamda Martin Eden'i kullanmaktadır.Martin'i asla ailesine yakıştırmayan Ruth'un anne ve babası Ruth'un aşka olan inancını alevlendirdiği için Martin Eden'e teşekkür borçludur.Ama bu yakınlaşma onlar adına da tehlikeli bir boyuta tırmanmaktadır.Burada yine o lanet statü farkı ortaya çıkacaktır ki asla sevmediğim bir durumdur.Zengin kız fakir oğlan toplumumuzun da kanayan yarasıdır adeta.Zenginlik tamam belki bazıları için çok önemlidir ama asla duygunun önüne geçmemelidir.

Okuma anlamında kendini inanılmaz şekilde geliştiren Martin Eden'in şimdi bir hedefi daha vardır.Yazmak ve büyük bir yazar olarak tarihe adını yazdırmak.Bu elbette kolay bir şey değildir ve sürekli karşısına çıkan zorluklar onu çok etkilese de hedefi uğruna asla vazgeçmeyektir.

Aşkı ile yazarlık hedefi arasında kalan Martin'iü zor zamanlar beklemektedir.İnsanın hedeflerine gitmek için amansızca verdiği mücadeleye tanık olacağımız bu güzel romanı sevdim ancak sonunu  yakıştıramadım.Belki de böyle bitmesini istemediğimden yada bunu karaktere yakıştıramadığımdan sonunu maalesef beğenmedim.Yine de enfes bir tat bıraktı bu kitap ben de...