1950'li yıllarda Rusya'nın Sputnik adlı füzesini uzaya göndermesi ile Rusya ve Amerika arasında kıyasıya bir uzay rekabeti başlamıştır.Bundan ilham alan Bandırmalı gençler devlet desteği olmadan, her türlü imkansızlıklara karşı hayallerini gerçekleştirmek için Bandırma Füze Kulübünü kurarlar.Başroldeki Umut karakterimiz Fezaya kafayı takmıştır,ve en büyük hayali Fezaya bir füze göndermektir. Lakin imkansızlıklar Umut ve arkadaşlarının peşini asla bırakmayacaktır. 1950'li yılları çok güzel yansıtılmış, gerek elbiseler, gerek müzikler gerekse mekanlar çok başarılı olmuş. Erkan Kolçak Köstengil'in oyunculuğu ise dillere destan olmuş.

Gerçek hayat hikayelerinden uyarlanan filmleri hep sevmişimdir, bu film de çok hoşuma gitti, özellikle verdiği mesajlar çok yerinde. Ne olursa olsun hayallerimizden asla vazgeçmememiz gerektiğininin ve bu uğurda her türlü çaba ve fedakarlığa katlanırsak zaferin kaçınılmaz son olduğunun ete kemiğe bürünmüş hali diyebilirim sinema için. Ancak ülkemizde ilme ve bilme gereken değerin verilmediğini bir kez daha ispatlamış film. Beyin göçü boşuna olmuyor ülkemizde malesef. Bu çocukların önünü o zaman açsalardı belki şuan NASA ile yarışır halde olabilirdik. Kaçınılmaz son olarak 2 mühendisimiz Nasa'ya dahil olur ve ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Elin Amerikalıları bizim gençlere destek çıkar. Ve devasa roketi uzaya gönderirlerken geri sayımı dünyanın dinlediği bir canlı yayında Türkçe olarak yaparlar. Ne kadar acı verici bir tablo.

Her Türk gencine izletilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.Verdiği mesajlar çok güzel. Hayallerimiz için asla pes etmemeliyiz bunu bu filmde bir kez daha anlamış olduk. Ancak ülkemizde ilme ve bilme verilen değer artmadıkça daha çok mühendis kaptırırız elin Amerikasına:) O bir avuç gence hayallerinin peşinden koşma imkanı verilse idi suan belki Elon Musk ile Mars yolunda rekabet edecektik:) Velhasılı güzel film olmuş, izleyin, izlettirin...